İlk görüşmemizin
üzerinden bir ay geçtiğinde henüz arama gelmemişti. Sure çok net olmalı,
raporumu ve ilaçlarımı yenilemek için hastaneye gitmiş olduğuma göre, bir aydan
fazla surdu ilk aramanın gelmesi. Aziz aradı ama, alacaklarım hesabıma yatıyormuş,
kafama takmasaymışım. Banka bilgi mesajı gönderiyor zaten, teşekkür ederim
Aziz. Yıllar oldu ki, teşekkür etmekten haz etmiyorum. Yine de anlamadığım bir
bicimde içten içe o ilk arama için teşekkür ettim.
Hazin
bir hikâye kurma derdinde olduğunu sanmıyorum. Bazı hikayelerin kurulması
gerekmez, bu yazdırdığı, anlattığı, belki konuştuğu demeliyim, öyleydi. İnsanın
boğazını düğümleyip bir kenara atan cinsten, çok kısa ama. Muhtemelen tanıdığı
birinin başından gecen, aile anılarında yer etmiş bir yara izi. Dinleyip
klavyeye aktarırken ağladığımı anladı sanırım, sesi huzurdan kızgınlığa kaydı
bir ara. Belki de hikayedendir, benden değil.
Bir aydır
tedavi görüyormuş, onun için arayamamış. Özür diler gibi söyledi bunu. Hastalığını
sormadım. Paramın hesabıma gelip gelmediğini sormadı. Aramızdaki ilişkide teşekkür
yok, ne güzel. Konuşmadan sonra yazdıklarımı elektronik posta adresine gönderdim,
tam istediği biçimde.