Pages

2019-05-23

Kütüphane


Danışma bürosundaki görevli ile beşinci veya altıncı çayımızı bitirmek üzereyiz. Çayın demi güzel. Yaşlı adam şu an sayfalarını elden geçirdiği üçüncü klasörü kilitli dosya dolabından nasıl ağır ağır çıkardıysa, sayfaları nasıl ağır ağır çevirdiyse ve baş hareketlerinden anlaşıldığı üzere satırları nasıl ağır ağır zihninde süzüyorsa, çay da öyle ağır ağır demini almış. Rüyamın enteresan olduğunu söylüyor, ona göre kargalar neyin nereye ait olmadığını bilecek kadar zeki hayvanlarmış. Kâğıtta yazılı olanı okuyamamış olmamda hayır varmış, karga bana bilgelik uğruna bir parça bilginin gözden çıkarılabileceğini söylemiş aslında ve bir sürü başka yorumlar. Kendince ilginç cümlelerini ağır ağır söyleyen adamla evrak kokusu sinmiş odada oturuyoruz.
Aradığı şeyi bulduğunu bildiren bir el hareketi yapıyor, abartılı değil, eskilerden. Kütüphanede Franz Kafka’ya dair bulunan eserlerin alışıldık yapıda biyografiler olduğunu söylüyor. Onlarda aradığımı bulamazmışım. Ancak okula yurt dışından ziyaretçi olarak gelen bir hocanın düzenlediği bir çalıştayda üretilenler basılmamış kitap olarak kütüphane kataloğuna eklenmiş. “O-o” diyor gözlerini kocaman açarak. Yüzünün niçin düştüğünü kitabı getirdiğinde anlıyorum. Zira ortada kitap yok, daha doğrusu “bir kitap” yok. Adama teşekkür edip kullanmama nezaketle izin verdiği yan odaya geçiyorum. “Aman sigara içmeyin” diyor kısık sesle. “Sonra tüm kitaplar yansın istemeyiz, değil mi?”
Duvarları elektrik anahtarının hizasına kadar açık mavi yağlıboya ile boyanmış beyaz badanalı odanın ortasında eski bir ahşap masa, masanın önünde bir Mundus sandalye var. Sandalyenin karşısındaki duvar boydan boya kitap raflarıyla kaplı. Garip olan raflarda hiçbir şey olmaması. Rafların bittiği sağ tarafta, kapının hemen karşısında bir pencere var, üç dilim halindeki kirli camlarıyla gün ışığının odadaki sarı ampulün ışığına karışmasını engelliyor. Şimdi odanın ortasındaki sandalyede oturmuş masanın üzerindeki kartoteks çekmecesine dokunmadan bakıyorum. Çekmeceye müstakil bir muhafaza yapılmış, muhtemelen içindekilerin tozlanmaması için. Üst yüzeyinin sağ altına “K” rumuzu işlenmiş bu tek çekmeceli kartoteks dolabı ile maceramın bugün burada bitmeyeceğini düşünüyorum.